AS-TIP NÖROFİZYOLOJİ MERKEZİ
EMG ve UP TETKİKLERİ

Kaslarda ortaya çıkan biyoelektriki aktivitenin incelenmesine elektromiyografi denir. Kasın incelemesinde sıklıkla iğne elektrot kullanıldığı için inceleme "iğne EMG' si" olarak ta anılır.
EMG genel olarak miyopati olarak adlandırılan çizgili kas hastalıklarının değerlendirilme sin de önemli bir tanı aracıdır. Ayrıca hastalığın miyopatik mi ( kas’a mı ait) yoksa nörojenik mi (sinir lezyonuna mı ait ) olduğunun ayrımında da çok değerli bir değerlendirme yöntemidir.
Kas içine bir iğne elektrot batırıldığında, bu elektrotun ucunda bulunan yalıtılmamış kısım, etrafındaki birçok kas lifine ait potansiyelleri aynı anda kaydeder. Bu nedenle iğne EMG' si incelemesinde tek tek kas liflerine ait potansiyelleri ayırt etmek mümkün değildir. Kas lifleri motor ünit özelliği nedeniyle gruplar halinde kasılıp gevşemektedir. Motor ünit, medulla spinaliste bir ön boynuz motor nöron hücresi, bu nöronun aksonal uzantısı, bu aksonal uzantının innerve ettiği kas liflerinin hepsine birden verilen isimdir. Motor ünite bağlı kas lifleri senkron kasılma gevşeme özelliği nedeniyle, iğne EMG kaydında 1-4 defleksiyondan oluşan bir potansiyel (MÜP) yaparlar. EMG' de incelenen temel potansiyel bir motor ünite ait kas liflerinin toplam potansiyeldir (motor ünit potansiyeli-MÜP). Motor ünitin farklı bölgelerinde ki (ön boynuz motor nöronu, akson, sinir-kas kavşağı veya kas lifleri) lezyonlara bağlı olarak EMG incelemesinde farklı patolojik bulgular saptanır.
İğne EMG’si incelemesinde iğne kasın farklı yerlerine batırılır ve bir süre hastadan o kasını hareket ettirmemesi istenir. Daha sonra hastadan incelenen kasını hafifçe kasması istenir ve son olarak tüm gücüyle kasması (maksimal kası) istenir. Kas dokusunda normalde istirahat durumunda sıklıkla bir potansiyel kaydedilmez. Hafif kas kasılmasında tek tek MÜP’ler ayırt edilebilir. Kasın maksimal kasılmasında ise o kasın toplam biyoelektriki aktivitesini yansıtan bir çok MÜP’ten oluşan interferens paterni kaydedilir.
EMG incelemesi için kullanılan aletler kaydedilen potansiyelleri amplifiye ederler ve aynı anda bu potansiyelleri hem ekranda izlememizi, hem de ses olarak işitmemizi sağlarlar. Gerektiğinde bu potansiyeller kâğıda veya bilgisayar hafızasına da kaydedilebilir.
EMG açısından miyopati’lerin (kas hastalıklarının) genel sınıflandırılması:
1-Herediter ve konjenital miyopatiler ( Kas distrofisi veya hipotonik bebek vb.)
2-İnflamatuvar ve infiltratif miyopatiler ( Polimiyositis, dermatomiyositis veya amiloid miyopati gibi )
3-Endokrin ve toksik miyopatiler ( Tireotoksik miyopati, steroid miyopatisi vb. )
4-Metabolik miyopatiler ( Mc Ardle Hastalığı veya asit maltaz yetmezliği gibi)
5-Kanalopatiler ( Periyodik paraliziler ve miyotonia konjenita gibi)
İnceleme için sıklıkla konsantrik bipolar iğne elektrot veya monopolar iğne elektrot kullanılır. İğneyle incelenecek kasın en şişkin yerinden kasa girilerek inceleme yapılır. İncelemede şu sıra takip edilir:
İstirahat aktivitesi : İğne kasa batırıldıktan sonra spontan aktivitenin olup olmadığını saptamak için bir süre beklenir. Daha sonra iğne hareket ettirilerek değişik kas bölgeleri spontan aktivite açısından incelenir. Normalde istirahat halindeki kasta, sinir-kas kavşağı bölgesi dışında elektriki aktivite saptanmaz.
Daha sonra hastadan incelenen kasını hafifçe kasması istenir. Hafif kasılma durumunda bir veya birkaç motor ünite ait MÜP' ler aralıklı olarak ortaya çıkarlar. Bu MÜP aktivitesi hem ekrandan izlenerek, hem sesi dinlenerek patolojik olup olmadığı saptanmaya çalışılır. MÜP incelemesi de kasın farklı bölgelerinden yapılır. Normalde saptanan MÜP' lerin süresi 2-16 msn, amplitüdü 100-2000 mikroV arasındadır. Difazik veya trifaziktir.
Hafif kasılmayı takiben hastadan tüm gücüyle kasını kasması istenir. Bu durumda tüm ekranı kaplayan toplam kas aktivitesi (interferens) ortaya çıkar. Normalde 2-3 mV amplitüdlü interferens paterni saptanır.
EMG' de patolojik bulgular; Spontan aktivitenin ortaya çıkması, MÜP değişiklikleri ve maksimal kasıda seyrelme paterni şeklinde özetlenebilir.
Spontan aktivite: Kasta saptanan spontan aktiviteler fibrilasyon ve fasikülasyon potansiyelleri, pozitif keskin dalga, myokimik ve myotonik boşalımlardır.
Fibrilasyon potansiyelleri ve pozitif keskin dalga: Denerve kasta, sıklıkla birlikte saptanan küçük amplitüdlü spontan aktivitelerdir. Denervasyondan 13-15 gün sonra ortaya çıkarlar. Bazı kas hastalıkları (polimyozit ) ve normal kasta da saptanabilirler.
Fasikülasyon potansiyelleri: Fibrilasyona göre daha büyük amplitüdlü spontan kas aktiviteleridir. Normal kasta da saptanabilirler (benign fasikülasyonlar). Sıklıkla ön boynuz nöron ve periferik sinir hasarını gösterirler.
Myotonik boşalımlar: Myotonik fenomenin elektrofizyolojik karşılığıdır. Spontan, uzun süreli, amplitüdü ve frekansı artıp azalan MÜP boşalımlarıdır. Sesi pike yapan uçak sesine benzer.
Myokimik boşalımlar: Ön boynuz ya da periferik sinir hasarında ortaya çıkan bir veya birden çok motor ünitin aralıklı, devamlı boşalımlarıdır.
MÜP Anormallikleri: Kasın tam denervasyonu durumunda istemli aktivite yapılamaz ve kastan MÜP kaydedilemez. Nöronal yapılarda dejenerasyondan sonra, düzelme döneminde (rejenerasyon), önce küçük amplitüdlü reinnervasyon MÜP' leri ortaya çıkar, daha sonra MÜP' ler büyük amplitüdlü, polifazik ve geniş süreli olurlar (nörojenik MÜP' ler).
Kas hastalığına bağlı MÜP' lerin süresi kısalır, amplitüdü küçülür ve polifazik olurlar (myojenik MÜP)
Maksimal kası Anormallikleri: Hem kas hastalığı hem de nöronal tutulumda, maksimal kasıda interferens paterni ortaya çıkmaz. Maksimal kasılmada seyrelme saptanır. Seyrelme paterni kas hastalıklarında düşük amplitüdlü, nöronal tutulumda ise yüksek amplitüdlüdür.

ELEKTRONÖROGRAFİ (ENG): ENG incelemesinde periferik sinirler elektrikle uyarılarak oluşturulan potansiyeller yine periferik sinirlerden veya kastan yapılan kayıtlama ile kaydedilir ve sinirlerin iletim yeteneği ölçülür. Periferik sinirler içinde motor, duysal ve otonomik lifler vardır ve bu lifler farklı iletim hızlarına sahiptir. Otonomik liflerin ileti hızı çok yavaştır (1-2 m/sn) ve klasik ENG inceleme yöntemleri ile bu liflerin iletimi değerlendirilemez.
Motor iletim incelemesi : Mediyan, ulnar, radiyal, aksiller, muskülokutanöz, femoral, fibüler, ve posteriyor tibiyal sinirler motor lif taşıyan önemli periferik sinirlerdir. Rutin ENG incelemesinde bu sinirlerden birçoğunda motor ileti ölçümleri yapılır. Motor ileti incelemesinde periferik sinir proksimal ve distal bölgelerden elektrikle uyarılır ve bu sinirin inerve ettiği en distaldeki kastan kayıt yapılır. Bu şekilde kasta uyarı ile ortaya çıkan potansiyelin (bileşik kas aksiyon potansiyeli, M yanıtı) şekli, amplitüdü ve süresi belirlenir. Distalden uyarı ile kastan potansiyelin ortaya çıkması arasında geçen süre (distal latans) belirlenir. Proksimalden uyarı ile kastan potansiyelin ortaya çıkması arasında geçen süre (latans) belirlenir. Bu iki latans (latans-distal latans) arasındaki fark sinirin iki uyarı noktası arasında, uyarıyı iletmesi için geçen süredir (milisaniyeler sürer). Bu süre iki uyarı noktası arasındaki mesafeye bölünerek (metre/ saniye) motor ileti hızı bulunur. Saptanan ileti hızı en hızlı ileten motor liflerin iletim hızıdır.
Duysal ileti incelemesi: Rutin ENG incelemesinde sıklıkla üst ekstremitede mediyan, ulnar ve radiyal, alt ekstremitede sural ve safen sinirlerde duysal ileti çalışması yapılmaktadır. Duysal ileti çalışmasında da en hızlı ileten duysal liflerin ileti hızı ölçülür. Sinir distalden uyarılarak, proksimalden kayıt yapılır (ortodromik duysal inceleme) veya sinir proksimalden uyarılır ve distalden kayıt yapılır (antidromik duysal inceleme). Her iki inceleme tekniğinde de kaydedilen potansiyelin ( duysal aksiyon potansiyeli) amplitüdü ve duysal ileti hızı değerlendirilir.
ENG endikasyonları:
1.
Sinir ileti çalışması ile periferik sinirlerde zedelenmenin tipi ve şiddeti belirlenir.
2.Duysal ileti çalışması ile duysal semptomları olan hastada lezyonun arka kök ganglionunun proksimalinde mi yoksa distalinde mi olduğu belirlenir.
3.Mononöropati klinik bulguları olan hasta da zedelenmenin düzeyi ve şiddeti belirlenir.
4.Mononöropatilerde prognoz tayini yapılır.
5.Mononöropati multipleks ile mononöropati ayırımı yapılır.
6.Mononöropatili hastada, subklinik bir polinöropati araştırılır.
7.Polinöropati düzeyi, şiddeti ve tipi ayırt edilir ( aksonal dejenerasyon, segmental demyelinizasyon). Aksonal dejenerasyon da ileti hızında yavaşlama daha hafif düzeydedir ve kaydedilen aksiyon potansiyel amplitüdlerinde ileri derecede küçülme saptanır. Segmental demyelinizasyonda ileti hızlarında belirgin yavaşlama saptanır.
8.Kalıtsal polinöropatili olguların aile bireylerinde subklinik polinöropati araştırılır.

Refleks çalışmaları: Rutin ENG incelemesinde H refleksi ve F cevabı çalışmaları yapılmaktadır. H refleksi çalışmasında posteriyor tibiyal sinir popliteal fossadan elektrik şokları ile uyarılır ve gastroknemius kasında M yanıtı sonrasında ortaya çıkan cevabın latansı araştırılır. H refleksi monosinaptik bir reflekstir.
F cevabı çalışmasında motor lif taşıyan sinirler elektrik şokları ile supramaksimal olarak uyarılır ve geç latanslı potansiyelin latansı öçülür. F cevabında elektrik şokla oluşan aksiyon potansiyelinin önce antidromik sonra ortodromik seyri söz konusudur. Sinirlerin proksimal kısımlarının lezyonlarını değerlendirmekte kullanılır.
Sinir kas kavşağı hastalıklarının (myastenia gravis, Lambert Eaton sendromu, botilusmus) elektrofizyolojik incelemesinde başlıca iki test kullanılmaktadır:

Repetetif sinir uyarımı: Sıklıkla üst ekstremitede mediyan veya ulnar sinir, elektrik şokları ile ardı sıra uyarılarak (3-5 Hz) distal kasta ortaya çıkan bileşik kas aksiyon potansiyel (M yanıtı) amplitüdünde anlamlı derecede azalma olup olmadığı araştırılır. Myastenia Gravisli hastalarda 3.veya 5. uyarı ile oluşan M yanıtlarında, 1. uyarı ile oluşan M yanıtına göre %10' dan daha fazla azalma saptanır (dekremental cevap). Lambert Eaton sendromlu hastalarda ise 50 Hz uyarıda M yanıtı amplitüdünde artma saptanır (inkremental cevap)
Tek lif EMG' si: Özel iğne elektrotlarla kasa girilerek bir motor ünite ait iki kas lifinde aksiyon potansiyellerinin başlaması arasındaki süre farkı (jitter) belirlenir. Sinir-kas kavşağı hastalıklarında bu fark (patolojik jitter) artar.
Somatosensoryel uyarılmış potansiyeller: Uyarılmış potansiyeller merkezi sinir sisteminde ki uzun traktusların iletimini değerlendirmekte kullanılan inceleme yöntemleridir. Rutin incelemede somatosensoryel uyarılmış potansiyeller (SEP), beyinsapı işitsel potansiyeller (BAEP), görsel işitsel potansiyeller (VEP) ve motor uyarılmış potansiyeller (MEP) kullanılmaktadır.
SEP incelemesinde duysal lif taşıyan periferik sinirler ( sıklıkla üst ekstremitede mediyan, alt ekstremitede posteriyor tibiyal sinirler) ardı sıra elektrik şoklarla uyarılır ve uyarılan ekstremitenin karşısındaki hemisferin duysal korteksi üstündeki saçlı deriden, uyarı ile oluşan potansiyeller kaydedilir. Normalde her bir uyarı ile oluşan serebral potansiyeller normal beyin potansiyelleri arasında seçilemez. Bu nedenle 200 veya daha fazla uyarı ile oluşan potansiyeller averajlanarak, net potansiyeller elde edilmiş olur. Elde edilen serebral potansiyellerin latansı ve şekli, derin duyu liflerini taşıyan duysal traktusların patolojileri hakkında bilgi edinmemizi sağlar.
Beyinsapı işitsel uyarılmış potansiyeller: BAEP incelemesinde kulaktan ardı sıra klik sesi verilerek mastoid üstündeki saçlı deriden bu klik sesi ile oluşan kortikal potansiyeller kaydedilir. SEP incelemesinde bahsedildiği gibi,  tek bir uyarının oluşturduğu potansiyeller normal beyin aktivitesi içinde seçilemezler ve bu nedenle ancak 2000-4000 uyarı ile oluşan cevaplar averajlanarak net potansiyeller elde edilmiş olur. Klik uyarı ile ilk 10 saniyede oluşan potansiyellerden 5’i değerlendirilir. Bu potansiyellerin latans ve interpik latans değişiklikleri bize 8. sinirde ve beyin sapında işitsel impuls iletimi hakkında fikir vermektedir.
Görsel uyarılmış potansiyel: Her göz ayrı ayrı, flaş uyarı ile veya değişen damataşı görünümlü ekran ile ardı sıra uyarılır ve oksipital korteks üstündeki saçlı deriden kortikal potansiyeller kaydedilir (Normal VEP). Bu potansiyellerin (özellikle P100) latanslarında uzama olması veya hiç potansiyel oluşmaması, optik sinir ve optik traktuslarda iletimi engelleyen bir lezyona işaret eder (Patolojik VEP).
RUHEN VE BEDENEN SAĞLIK İÇİN